Cinsel yaşam hakkında bilgiler listesi

Entry sayısı
96
Puanı
0
Kendi kendini tatmin, kültürlü toplumlarda daha çok görülüyor. Peki bu tür tatmin sağlayan erkekler birlikteliklerini nasıl sağlıyor?

Bu tip erkekler daha geç evlenir ve kendi kendini tatminin sağlığa zararlı olmadığını bilir. Kültürsüz toplumlarda daha az görülür. Çünkü erkekler erken evlenir ve belki de fazla bedensel çalışma sonucu enerjinin başka kanallara aktarılmasıyla süregelen kurallara daha çok uyar.

Sayısız erkek, kitaplar yoluyla ya da başka erkekleri örnek alarak kendi kendilerini tatmin etmeye başlar. Fakat çoğunluk, ilk cinsel rüyalardan sonra buna başlar. Daha aşağıda belirteceğimiz gibi, geceleyin oluşan düş azması, fizyolojik bir belirtidir ve meni fazlasının dışarı atılmasıdır.

Autoerotizm bu olayın yerini alabilir; fizyolojik bakımdan bir rahatsızlık oluşmaz ve erkek huzursuzluğundan kurtulur. Autoerotizmde boşalma sırasında zevk de alınır. Evlilikte aşırıya kaçmayan cinsel ilişki, nasıl ruh ve beden üzerine olumlu etkiler yapar, aşırıya kaçıldığında ise zararlı olursa, aşırıya kaçmayan autoerotizm de ruh ve bedeni rahatlatır, aşırısı ise büyük zararlar doğurabilir.

Bunun ölçü birimi nedir? Autoerotizm vücut ve ruh üzerinde iyi bir duygu bırakır. Doğru ve aşırıya kaçmadan uygulandığında, öğrenim ve çalışma hayatında gücün artması sağlanır.

Aşırıya kaçmanın sonucu, sürekli yorgunluk, azalan başarı gücü, öğrenim ve çalışma hayatında dikkati toplamak konusunda zorluk çekmektir. Tek tek kişilerin yaş ve direnme gücü farkları, autoerotizmin sıklık standardının belirlenmesini olanaklı kılmaz.

Toparlamak gerekirse: Aşırı olmayan autoerotizm zararlı değildir ve insanın üzerine suçluluk duygusu bırakmamalıdır. Aşırıya gidildiğinde bazı zararları vardır ve iyi değildir; ruhsal bunalımlara, hatta ruhsal çöküntülere kadar götürebilir. Aşırıya kaçmak, hiç yapmamak kadar zararlı olabilir.

Autoerotizmde erkek, amacına birçok durumda eliyle ulaşır. Daha ender durumlarda cinsel organlara temas eden birtakım yardımcı araçlar kullanılır. Bazı bilim adamları, yardımcı bir araç kullanmanın daha iyi olduğunu ileri sürer. Çünkü bu yöntem, cinsel birleşime daha çok benzemektedir ve ilerde, evlendikten sonra normal bir cinsel yaşam sürmek daha kolaylaşır.

Bununla birlikte ben, gençlik yıllarındaki kendi kendini tatminin, ilerideki bir evliliğe zarar vermeyeceği görüşündeyim. Fakat bunu yaparken yabancı bir cisim hiç bir şekilde sidik borusuna sokulmamalıdır; aksi halde içeride kalabilir. Sidik borusunu bu yoldan uyarmak çok tehlikelidir.
 
Entry sayısı
96
Puanı
0
İyi bir gece ve birbirinizin duygularını okşayan bir çift olmak için neler yapmalısınız?

İnsan yapısı, öteki yaratıkların tersine heyecanlara karşı davranışta bulunabilme yeteneğine sahip bir ruh ile donatılmıştır. Bazı ayrıklıklar dışında, cinsel ilişki için uyarılmaya bir hazırlık aşaması gereklidir.

Bu faaliyet doğrudan doğruya bedensel uyarılmayı içine almaz. Cinsel isteklerin uyarılması daha çok görme, koklama ve işitmeyle olur. Değişik türde uyarılmaların oluşturduğu cinsel atmosfer, cinsel istekleri doğal yoldan sağlar; vücut ve ruhu, her ikisini birleştirir.

Duyguları okşayan müzik, renkler, sanat, resimler, davranış ve kokuların önemi gayet iyi bilinir. Fakat bunların en önemlisi karşılıklı konuşmadır. Dr. Van De Velde cinsel ilişkiye hazırlık yollarının en etkilisinin konuşma olduğunu kesinlikle ileri sürmektedir. En önemlisi ise sevgidir ve bunun etkisi kendi kendisine telkin ve karşılıklı telkine bağlıdır.

Gündelik evlilik yaşamında konuşmanın önemini unuturuz. Koca içini çekip, şöyle söyleyebilir: “Ben sana sevgi üzerine ne biliyorsam, hepsini söyledim.” Evli bir kadın utangaç bir bakışla şöyle diyebilir: “Erkeğin görevi bu konuda kadınla konuşmaktır.” Her ikisi de haksızdır. Erkeğin okşamalarından mutluluk duyan kadın, tatlı aşk fısıltılarıyla karşılık verir. Kadın ara sıra bazı sözler duymak ister. Fakat, bu, her şey olup bittikten sonra, insanın nefesini kesici bir yığın sıfat işitmek istediği anlamına gelmez.

Kadın, “seni seviyorum”, gibi içten kelimelerin söylendiği bir konuşmadan mutlu olur. Her ne kadar erkek sevgi sözleri söylemeye pek fazla yanaşmasa da, kendisine sevgi dolu sözler söylendiğinde, bundan hiç de hoşlanmaz değildir. Hatta bu gibi sözler, onda cinsel istek bile uyandırabilir.

Erkek ve eşi, evlilik öncesi yılları ve evliliklerinin ilk zamanlarını anımsamalıdır. O zamanlar nasıl aşk fısıltılarının özlemini duymuşlardır! Sevgi dolu sözlerin onları sadece manevi sevgiye uyarmakla kalmadığını, aynı zamanda düzenli, sürekli kendisini yenileyen bir sevgiyi sağladığını hiç bir zaman unutmamalıdırlar.

Aşk oyununa götüren, gitgide koyulaşan atmosfer içinde, bölgesel uyarılma daha başlamadan, cinsel organların içindeki irade dışı salgılama çalışması başlar. Bu da cinsel ilişkilerin bir sonraki aşamasına, okşamalara götürür.

HAZIRLAYICI OKŞAMALAR.
Cinsel ilişki öncesinde okşamalar sadece kadın için gerekli değildir; erkeğin de buna gereksinimi vardır. Heyecan öpüşmeyle başlar, kucaklamalarla, vücudun çeşitli kısımlarının, özellikle cinsel organların ilişkisiyle artar. Çoğunlukla okşamalara erkek başlar. Bu, evliliğin ilk zamanlarında yeterli olabilir; fakat kendisi okşamalara başlamayı reddeden kadın, kısa zamanda kocasının sevgisini yitirecektir. Öte yandan okşamalar salgılamayı artırır, kanın cinsel organlara dolmasını sağlar ve cinsel ilişki için hazırlıkları tamamlar.

Erkek, kadın kadar çok sıvı salgılamaz. Bu az oluş büyük bir sorun değildir. Fakat kaygan sıvıyı kadının çok az salgılaması, cinsel ilişkiyi zorlaştırır ve cinsel ilişkiden sonraki aktiflik üzerine olumsuz etki yapar.

Aşk fısıltıları kolayca okşamalara götürür; eşlerden biri ötekini yönetmeden, her ikisi birden aynı anda da buna başlayabilirler. Cinsel birleşim sırasında erkek ve kadın normal olarak bir sessizlikler ve karanlıklar dünyasına gömülürler ve böylece büyük bir zevk tadarlar. Fakat bu, odanın karanlık olması anlamına gelmez. Aşk fısıltıları ve arada dile getirilen mutluluk itirafları, çifte karşı konmaz, bedensel bir heyecan, libido sağlar ve onları sadece kendilerine ait olan bir dünyaya götürür.

Burada erkeğin ve kadının dikkat etmeleri için bazı uyarılarda bulunmak gerekir. Cinsel organlar başlangıçta daima yumuşak hareketlerle uyarılmalıdır. Daha sonra, salgılama başlayınca, uyarma gitgide artırılabilir. Başlangıçtaki birdenbire, şiddetli uyarma, acı hissi ve iltihaplanmaya neden olabilir.

Özellikle penisin baş kısmına sabırsızca yapılacak kuvvetli uyarmalardan kaçınılmalıdır. Bazıları kadının kaygan salgısı az olduğunda tükürüğe başvurur. Fakat buna tam anlamıyla güvenilmemelidir. Bunun yerine salgının doğal yoldan çıkışını başka şekilde sağlamaya çalışılmalıdır.

Tutkulu okşamalar, kuvvetli uyarılmanın tek yoludur. Dört gözle beklenen anda hareketlerin yavaşladığını ve yumuşadığını akıldan çıkarmamamız gerekir. Ritmik uyarmalar zevk duygusunu artırmak için çok etkili olabilir.

Evlilikte okşamalar, evlilik öncesindekilerden pek az farklıdır. Her türlü okşama, hatta cinsel organların ağız yolu ile uyarılması bile doğal ve normal olarak kabul edilmelidir. Eşlerden her biri, aralarına soğukluk girmemesi için, hangi çeşit okşamaya başvururlarsa vursunlar, vücutlarını temiz tutmalıdırlar. Her gece yatağa girmeden cinsel organlarını yıkamaya alışmalı, ilişkide bulunmasalar bile bunu savsaklamamalıdırlar.

Akşamları banyo yaptıktan sonra tuvalete giderlerse de yıkanmalıdırlar. Çünkü, cinsel organlar vücut dışkılarını dışarı atmaya da yarar. Bu gerçek, cinsel yaşamda unutulmamalıdır.
 
Entry sayısı
96
Puanı
0
Seksologlara göre zevkli bir seksin yolu vücudunuzla barışık olmaktan, cinsel IQ'nuzdan ve fantezilerinizi geliştirebilmekten geçiyor. İşte 9 öneri.

20-40 yaşları arası seksin en yoğun yaşandığı, kadın ve erkeğin en aktif olduğu yaşlardır. Ancak bu yaş aralığının dışında da arzulanma arzusunu, vücuduyla barışık olma arzusunu, orgazm tecrübesini, fantezilerini iyi değerlendiren her birey hayatı boyunca cinsel yaşamını devam ettirebilir.

Yaş ilerledikçe veya uzun birlikteliklerde cinsel istekte azalma, erkeklerde ereksiyon ve boşalma problemleri, kadınlarda lubrikasyon-kuruma- problemleri meydana gelebilir. Bu gibi faktörler cinselliği de mecburiyettenmişcesine tek düze ve rutin hale getirebilir. Bu rutin yaşam; çiftlerin birbirleriyle yakınlaşmaları, arzularını muhafaza edebilmeleri, vücutlarıyla barışık olmaları, fantezilerini geliştirebilmeleri, cinsel tercihlerini gözden geçirmeleri gibi hususlarla önlenebilir.

Cinsel IQ, kişinin tercihlerini, duygularını, seks sırasındaki kokusu ve çıkarttığı sesler ile vücudunu, cinsel aktivitedeki limitlerini, yasak olan ve olmayan noktaları ve yaşamak istediği değişiklikleri muhakeme etmesi ve tüm bu faktörlerle kendini kabullenmesidir. Bu nedenle iyi bir cinsel yaşamdaki önemi ölçülemez.

İşte hatırlamanız gereken önemli noktalar:

1: Seksin vücut görüntüsü ile hiçbir alakası yoktur. Mükemmel olmayan vücutlar da seksten zevk alır, partnerine zevk verir. Burada tarafların karşılıklı olarak dürüst ve saygılı olmaları, cinselliği bu şekilde yaşamaları önemlidir. Tatmin edici seksi oluşturan pozitif faktörler seks sırasında cinsel istek, tarafların müsaade yeteneği, haklarını değerlendirme yeteneği ,cinsellikle ilgili doğru bilgilere sahip olmaları, yeterli heyecanı hissetmeleri ve beyinsel konsantrasyon ile karşılıklı tensel kokunun birbirine çekici gelmesi olarak özetlenebilir.

2: Eğlenmek de seksin bir parçasıdır. Kişilerin dilediğince özgür olması, fanteziler kurması, dürüstlük ve saygı çerçevesinde zevk aldığı şeyleri partnerine sunması, cinselliği ayrıcalıklı bir armağan olarak algılaması ve herkesin zevk almaya hakkı olduğunu kabullenmesi ile cinsel hayatları renklenecektir.

3: Sekste sıklık önemli değildir. Evli bir çiftin seks yapma aralıkları tamamen kişilere göre değişen bir durumdur. Hiçbir çift seks yapma aralığı az diyerek aşağılanmamalıdır. Ancak sürekli birlikteliklerde veya evliliklerde periyodik bir yaklaşımı öneriyoruz. Özellikle karşılıklı sıcaklığı muhafaza etmek açısından periyodik aralıkları önemli buluyoruz. Periyodik belirli aralıklarla tatmin edici birleşmeler, aynı zamanda cinsel fonksiyonun devamı açısından da önemlidir.

4: Sekste çekincelere yer yoktur. Seksin korkutucu çekince içinde değil, samimi ve açık olarak konuşulması mutlu bir cinsel yaşam için bir gerekliliktir. Çiftler birbirine hoşlandığı şeyleri söyleyebilmeli, kendini seks sırasında iyi ve rahat hissetmeli, seksin bir performans gösterisi veya ‘normal’ olması gerektiğini düşünmemelidir. Bu da ancak karşılıklı konuşarak mümkün olur.

5: Çocuklu ailelerde seks bitmez. Unutulmamalıdır ki, çocuk sahibi olmak cinsellik açısından önemli bir faktör değildir. Çiftler günlük yaşamlarına göre cinselliğe ayıracakları zamanı seçmeli ve bu zaman zarfında özellikle birbirlerine konsantre olmalıdır.

6: Sertleşme Sorunu “Tümüyle kafanızda yarattığınız bir sorun” değildir. Son 25 yılda sertleşme sorunlarının tıbbi bir durumdan kaynaklandığı açıklığa kavuşmuştur. Sertleşme sorununun çoğunlukla psikolojik bir yönü olsa da (depresyon, endişe ve stresin rolü olabilir), hemen her zaman fiziksel bir nedeni vardır.

7: Sertleşme sorunu yalnızca yaşlı erkeklerde görülmez. Bu durum 40 yaşın üzerindeki erkeklerde daha sık görülmekle birlikte, her yaştaki erkekte meydana gelebilir. Yapılan yeni bir çalışma, 40 ile 70 yaşları arasındaki erkeklerin yaklaşık yarısının zaman zaman sertleşme sağlama ve/veya sürdürmede sorun yaşadığını ortaya koymuştur. Sertleşme sorunlarının oranı yaşla birlikte artsa da, tek başına yaşlanma, sertleşme sorununun bir nedeni olarak görülmemektedir. Sertleşme sorunlarının yaşlı erkeklerde daha sık görülmesinin nedeni, yüksek kan basıncı gibi yaşa bağlı hastalıklardır.

8: Cinsel ilişki için çok yaşlı değilsiniz.Tüm yaşlardaki çiftler cinsel ilişkiyle ilgilidir. Cinsel yaşam sağlıklı bir ilişkinin önemli bir parçasıdır. Gerçekten de, yapılan birçok araştırmada aktif cinsel yaşamın yaşlanmanın çok doğal bir parçası olduğu gösterilmiştir.

9: Çift karşılıklı çekiciliğini yitirmiş olsa bile tekrar elde edebilir. Önemli olan bunu hangi noktada kaybettikleri konusudur. Çiftler birbirlerine karşı çekiciliklerini şu noktalarda yitirirler: seks sırasında yetersiz olmaktan, anormal olmaktan çekinirlerse, seksle ilgili noktaları partnerleriyle konuşamazlar ise, seks hakkında hissettiklerini sözcüklerle ifade edemezlerse. seks sırasında veya sonrasında partnerini yakın hissetmekle, birbirine dokunarak heyecanlanmayı beklemekle, fantezi ve arzularla ilgili suçluluk duymamakla ve erkek-kadın vücudunun nasıl çalıştığını karakterlerini değerlendirmekle tensel uyum ve karşılıklı çekicilik tekrar elde edilebilir.
 
Entry sayısı
96
Puanı
0
Masters ve Johnson’un 1966'da gönüllü bireylerde yaptıkları orijinal çalışmada hem erkekler, hem de kadınlarda ayrıntılı olarak incelenmiştir ve dahası, bu orijinal çalışmayı günümüze kadar daha ayrıntılı olan bir çalışma takip etmemiştir. Erkek magazin'in haberine göre, cinsel uyarılma ve orgazm ile ilgili bilgilerimizin tümüne yakınını bu iki bilim adamının çalışmasından edindiğimizi rahatlıkla söyleyebiliriz.

ORGAZM NEDİR?
Orgazm olgusunu tarif etmek zordur. Orgazm, çeşitli cinsel uyaranlarla beynin uyarılması ile başlayan ve uyaranların etkisiyle kişide hem bedensel hem de ruhsal olarak algılanan bir “histir”.

Orgazm oluşumu için en önemli uyaran dokunsal olanlar olmasına karşın (cinsel ilişki ve kendi kendini tatmin dokunsal uyaran türleridir) sadece görsel veya işitsel uyaranlarla orgazm olunması da özellikle kadınlarda imkan dahilindedir.

Orgazm oluşumu için cinsel uyaranlarla cinsel birleşmeye hazırlanan beden ve ruh ikilisi, kendi kendini tatminle veya cinsel ilişkiyle kişinin haz almasını sağlamaktadır.

Erkekte orgazm sperm kanallarının açılarak spermin dışarı boşalmasını sağlar ve bu nedenle orgazm erkeğin üreme işlevlerinin çok önemli bir parçasını oluşturur.

Bilimsel olarak gebelik oluşması için kadının orgazm olmasının şart olduğu şeklinde bir bilgi yer almamakla beraber son veriler orgazm esnasında oluşan rahim kasılmalarının spermlerin Fallop tüplerine daha kolay geçtiğini göstermektedir.

ORGAZM'A GİDEN YOLDA, KADIN CİNSELLİĞİNİN EVRELERİ.
Masters ve Johnson yaptıkları çalışmalarda kadında cinsel uyarılmayla başlayan ve orgazm ile sonuçlanan sürecin dört ayrı evreye bölünebileceğini saptamışlardır. Gerek normal cinsel işlevlerin anlaşılması, gerekse cinsel işlev bozukluklarının sınırlarının çizilebilmesi açısından bu evreleme kendini tanımak isteyen bir kadının olduğu kadar, konuyla ilgilenen diğer kişilerin de faydalanabileceği net bilgiler içermektedir.

Bu evrelemeye göre kadın cinsel ilişki esnasında aşağıdaki evrelerden geçer.

Uyarılma Evresi, Plato Evresi, Orgazm Evresi, Çözülme Evresi.

Bu evreler kadında ve erkekte oldukça benzerdir. Her bir evrenin devam etme süresi kadından kadına bariz değişiklikler gösterebilir ve birbirini ardı ardına takip eden bu evrelerden biri yaşanmadan diğerine geçiş olamayacağı kabul edilir.

Bu evre cinsellik dürtüsünün kişide cinselliği yaşama ihtiyacı ortaya çıkarmasıyla başlar. Kişide hayali veya gerçek uyaranlar cinsellik arzusunu ortaya çıkarmıştır. Kadın fiziksel (partneri veya kendisi tarafından direkt uyarılma) veya psikolojik (görsel, düşsel ve benzeri uyaranlarla uyarılma) olarak uyarıldığında ortaya çıkan cinsellik yaşama arzusuyla başlayan evredir.

Cinsellik arzusu ortaya çıktığında eğer bu arzu engellenmezse tüm bedende cinselliğe hazırlık için değişiklikler başlar. Kadının vajinal salgıları cinsel uyaranın başlamasıyla saniyeler içinde belirgin olarak artar, vajina girişindeki Bartholin salgı bezleri faaliyete geçer. Klitoris ve dudaklarda büyüme ve şişme, göğüs bölgesinde ve memelerde kızarma meydana gelir. Vajina uzar ve genişler, dış dudaklar birbirinden uzaklaşır, rahim yükselir.

Genital sistemdeki bu değişikliklerin genel amacı kadının bedensel olarak cinsel ilişkiye hazırlanmasını sağlamaktır.

Kadında bu evrede kalp atışları hızlanır ve solunum sayısı artar, kan basıncı yükselir. Vücuttaki kas grupları kasılmaya başlar. Memeler ve meme uçları da büyüyerek daha belirgin hale gelir. Bazı kadınlarda yüzde, boyunda ve göğüste kızarmalar meydana gelir.

Erkekte uyarılma evresi penisin ereksiyonu (sertleşmesi) şeklinde gerçekleşir.

Uyarılma evresinin temel amacı kadının bedensel olarak cinsel ilişkiye hazırlanmasını sağlamaktır. Genital bölgedeki bu değişikliklerin tümü bölgede kan akımının belirgin bir şekilde artması sonucunda ortaya çıkar.

Bu evrede cinsel gerginlik ve erotik duygular yoğunlaşır. Cilt değişiklikleri daha belirgin hale gelir, memeler ve meme uçları daha fazla dikleşir. Dudaklar da daha çok şişerek koyu kırmızı bir renk alırlar. Vajinanın alt 1/3'lük kısmı şişip kalınlaşarak “orgazmik platform” adlı yapıyı meydana getirir. Rahim tümüyle yukarı çıkmıştır. Vajinanın üst kısmında genişleme ve uzama meydana gelir

Yeterli uyaran olduğunda bu dönem orgazmla son bulur.

Erkekte plato evresinde penisten berrak ve kaygan bir sıvı gelir. Bu sıvının içinde az sayıda canlı sperm bulunabileceğinden kadının erkek boşalmadan bile (”geri çekme” yönteminde olduğun gibi) gebe kalması imkan dahilindedir.

Cinsel ilişkinin en aktif dönemlerinden biridir ve uyarılmayla başlayan cinsellik dürtüsü ve takip eden cinsellik dışa vurumu (kendi kendini tatmin veya cinsel ilişki) bu evrenin sonunda orgazmla sonuçlanır.

Plato evresinin dıştan gözlenebilen en önemli özelliği orgazm evresine yaklaşıldıkça bir önceki evrede büyümüş olan klitorisin küçülme eğilimi göstermesidir. Plato evresinin sonlarına gelindiğinde klitoris orijinal boyutunun yarısına kadar küçülebilir. Bu küçülme, orgazmın yaklaştığını gösteren önemli bulgulardan biridir. Bu evrenin süresi kadından kadına, hatta bazen aynı kadında bir cinsel eylemden diğerine belirgin değişiklikler gösterebilir.
Orgazm evresi, önceki evrelerde “artmış olan gerginliğin boşaltılması” şeklinde tarif edilebilir. Orgazm esnasında vajina, perine, anüs ve orgazmik platformda yer alan kaslardan kaslarda istemsiz ve şiddetli kasılmalar ortaya çıkar. Bu kasılmalar ortalama 0.8'er saniyelik aralıklarla ortaya çıkarlar ve toplam dört saniye kadar kısa sürebilecekleri gibi, 15 saniye kadar uzun da sürebilirler. Kasılmalara vajinanın daha da genişleyerek boyunun uzaması eşlik eder ve nihayet rahimde de kasılmalar ortaya çıkar. Rahim kasılmaları bazı kadınlar tarafından belirgin şekilde hissedilirler.

Yukarıda bahsedilen kasılmalar kadının orgazm hissi yaşamasını sağlar.

Orgazm oluştuğunda cilt kızarıklığı en üst seviyeye ulaşır. Kadının yüz kasları da kasılır ve acı çekiyormuş gibi bir görünüm arz edebilir.

Orgazm esnasında kadın vücudu adeta “kaskatı kesilir”. Kalp hızı, solunum hızı ve kan basıncı yüksek seyretmeye devam ederler. Kadınların çoğu bu aşamada bel bölgesinde, “beyinlerinde” ve genital bölgelerinde değişik bir karıncalanma hissinden bahsetmişlerdir.

Orgazm sonrası erkeklerde oluşan refrakter periyod (cinsel uyaranlara kayıtsız kalınan, yani yeni bir cinsel ilişkiye başlamanın mümkün olmadığı dönem) genç erkeklerde bir kaç dakika sürerken, daha ileri yaşlarda birkaç saate kadar çıkabilir. Bu süre bireyler arası belirgin farklılıklar gösterebilir.

Kadınlarda genellikle refrakter peryod yoktur veya çok kısadır ve kadınlar ardı ardına defalarca orgazm olabilirler.
Kadınların yalnızca az kısmı vajinal yolla orgazm olabilir. Birçok kadında, orgazma ulaşmak için direkt klitoris uyarısı gereklidir.

Orgazmla birlikte uyarılma evresinde biriken tüm gerginlik kaybolur. Kişi beyinden orgazm esnasında salgılanan endorfinlerin (”mutluluk hormonları”) etkisiyle gevşer ve kendini iyi hisseder. Takiben uyarılma evresinde ortaya çıkan değişikliklerin tümü “çözülerek” geri döner. Tüm bu geri dönüş süreci 5-10 dakika sürer. Çözülme evresinde tüm değişiklikler geri döner. Kadınların çoğunda orgazm sonrası klitoris ve meme uçları hassaslaşır ve ağrıya duyarlı hale gelir.
 
Entry sayısı
96
Puanı
0
İlk önce erkek kadını sonra da kadın erkeği dudakları ile mutlu etti. Kadın artık kalkmak ve dişlerini fırçalamak istiyor. Ama kalkmaya cesaret edemiyor; çünkü partneri hala zevki sefa içinde mest olmakla meşgul! Aynı zamanda yaptıklarından dolayı mide bulantısı çeken kadın bir yandan da neyi yanlış yapıyorum diye düşünüyor.

"Beraber olduğum erkek bunu istiyor ve ben onu seviyorum!" Doğru, partneriniz bundan hoşlanıyor olabilir. Ama 'seven kadın her şeyi yapar' düşüncesinden kurtulmanın zamanı çoktan geldi. Bilhassa yatakta bunu aşmak gerekiyor.

CİNSEL ÖZGÜRLÜK.
Bu kavram birçok çift için her şeyi yapabiliriz değil, her şeyi yapmak zorundayız gibi algılanıyor. Oysa cinsel özgürlüğün gerçek anlamı istediğimiz her şeyi yapabiliriz, istemediklerimizi değil...

Leydi Türk'ün haberine göre, uzmanlar partnerlerin aşırı isteklerinin hatalara yol açtığını düşünüyor. Örneğin oral veya anal seksten hoşlanmayan kadınlar kendilerinde bir sorun olduğuna inanmaya başlayabilirler. Oysa iyi bir cinsel ilişki için kişilerin kendilerine şu soruları yöneltmeleri gerekiyor. Hoşlandıkları neler, neleri yaşamak istiyorum ve en önemlisi zevk almak için nelere ihtiyacım var?

ORAL SEKSTEN NASIL HOŞLANABİLİRİM?
Uzmanlara çok sık yöneltilen bir soru ise oral seksten nasıl hoşlanabilirim sorusudur. Hayat boyunca midye yemeyen bir insanın bundan hoşlanmasını sağlamak ne kadar zorsa, bu soruya da bir çözüm üretmek o kadar zor olsa gerek. Bu aslında; 'Midye tavayı sevmem için ne yapmam gerekir?' gibi garip bir durumdur. Uzmanlar birçok kadının oral seksten hoşlanmadıklarını ve bundan ötürü de kendilerini iyi hissetmediklerini söylüyor. Tabii bunun nedenleri farklı olabilir. Ama asıl önemlisi, bir kadının bunu yapmak isteyip istemediğine gerçek anlamda karar vermesidir. Bir kez, hatta birkaç kez denemekten bir şey olmayabilir, belki zevk de alınabilir. Ama zorla zevk almaya çalışmak pek doğru olmayabilir!

Cinsellik iki insan arasında yaşanan özel bir duygu yoğunluğudur. Buna rağmen cinselliğin her geçen gün biraz daha cazibesini kaybettiğini söylemek mümkün. Çünkü sık sık yaşanan günübirlik ilişkiler, duygunun çok arkalara atıldığı ve sadece tensel hazların öne çıkarıldığı beraberlikler, zaman geçtikçe bunun bir yaşam biçimi haline dönüşmesi, kişiyi yorar, yıpratır ve zevk vermekten çok bir tüketime dönüşür. Oysa sevişmek, tenlerin buluşması, iki kişi arasında yaşanabilecek en mahrem, en özel duygu yoğunluğudur. Bunun özel yaşanmasına da son derece önem vermek gerekir.

Günümüzde cinsellik hakkında birçok şey yazılıp çiziliyor. Bu da cinselliğin her yerde her şekilde konuşulmasına yol açıyor. Böylece de günümüz kadınları istediklerini çok daha rahat dile getirebiliyorlar. Fakat bunun karşılığında, cinsel rahatlık birçok korkuyu da beraberinde getiriyor. Hangi pozisyonların orgazmı kolaylaştırdığını bilmek iyi olabilir. Fakat bunları uyguladıktan sonra gerçek mutluluğa erişemeyen kadınlar kendilerinde bir sorun olduğunu düşünmeye başlayabilirler. Oysa ancak kafadan bütün sorunların, soruların, tabuların, korkuların, beklentilerin, her şeyin tamamen aşılmasıyla seks hak edildiği şekilde yaşanır ve beraberinde de mutlaka müthiş orgazmı getirir.

ZEVKE DİKKAT!

Uzmanlar kadınların cinsel ilişkide kendilerine nelerin zevk verdiğine dikkat etmeleri gerektiğini söylüyor. Hangi pozisyonda neyi hissediyorum? Bu soru çok önemlidir. Hatta işin sırrı burada denebilir. Sonrası ise kadına kalmış. Partnerinizi dilediğiniz gibi yönlendirebilirsiniz. Sizin zevk almanız ona daha çok zevk verecektir. Aynı zamanda mutluluğa giden değişik yollar denemek de doğru olabilir. Fakat en önemlisi, kadınlar istemedikleri müddetçe yenilikleri reddedileceklerini de öğrenmelidirler.

Bunun birçok nedeni olabilir. Fakat en önemli nedenlerden biri kadınların kendilerini baskı altında hissediyor olmalarıdır. Kadınların her zaman her şeyden zevk almak zorunda olmadıklarını bilmeleri gerekir. Çünkü ancak bu şekilde gerçekten hoşlandıkları fantezileri hayata geçirebilirler. Ayrıca yatakta her şeyi yapmak istemeyen kadınların eşlerini kaybetme korkusunu yaşadıkları bir gerçektir. Fakat bu korkuların da aşılması gerekir. En doğrusu partnerlerin yatak odası sorunlarını rahatlıkla konuşmaları ve kendilerine en uygun çözümü bulmalarıdır. Konuşulmazsa sorunlar içinden çıkılmaz bir düğüme dönüşür. Yatak odası kabusu yaşamaya başlamadan önce, sorunları henüz küçükken çözmeye başlamalısınız. Elbette önce konuşarak, sonra da isteklerinizi hayata geçirerek...
 
Entry sayısı
96
Puanı
0
Sekse davet eden erojen bölgeleri tanıyıp nasıl kullanacağınızı öğrenebilirseniz hem cinsel yaşamınız renklenebilir hem de ilişkiniz sağlamlaşır.

Erojen bölgeler: sekse davet eden erojen bölgeleri tanıyıp nasıl kullanacağınızı öğrenebilirseniz hem cinsel yaşamınız renklenebilir hem de ilişkiniz sağlamlaşır. Çoğu zaman ihmal ettiğimiz derimiz aslında en büyük organımızdır. Dış ortamdaki fiziksel, kimyasal uyaranlardan beyni haberdar eder. Deri içerisine kadar uzanan bazı sinir uçları özelleşerek (reseptör ismini alırlar) ısı, basınç, titreşim gibi uyaranları toplarlar ve omuriliği, oradan da beyine gönderirler. Reseptörler sayesinde derimize dokunan çok küçük bir parçacığı hissederiz, sıcaklıkları fark ederiz. Beyin, bedenin bulunduğu pozisyonu yine bu reseptörlerden gelen bilgiler doğrultusunda belirler. Bu reseptörler bedenin bazı özel bölgelerinde beyine daha özel sinyaller gönderirler ve cinsellik konusunda uyarırlar. Bu bölgeler erojen bölgeler olarak bilinir.

Erojen bölgeleri tanıyalım: Dudaklar, kulak memeleri, kulak arkaları, boyun bölgesi, koltuk altları, göğüsler, özellikle göğüs uçları, karın bölgesi, kasık bölgesi, dış cinsel organlar; kadında özellikle klitoris, erkekte ise penis başı kenar bölgeleri, bacakların özellikle yukarı ve iç bölgeleri ve bazı kişilerde de ayaklar erojen bölgeleri oluşturur. Vücudumuzda bulunan bazı halkasal kaslarda da gerilmeye karşı hafif erojen uyarılar doğururlar. Bu tip halkasal kaslar ağız ve anüs bölgesinde bulunurlar. Oral seks ver anal seks bu duyguların ön plana çıktığı ilişki tipleridir. Bütün bu bölgelerin dışında, bazı yazarlar, vajina duvarında bulunan bir G noktasından bahsetmektedirler. Yapılan çalışmalar ile böyle bir noktanın varlığı gösterilememiştir.

Sekse davet: Genel olarak erojen bölgelere gelen bir temas, beyne fiziksel bir uyarı olarak taşınırsa da, uyarının yumuşaklığına ve sıcaklığına göre cinselliğe çağrı olarak da iletilir. Erojen bölgelere bir cisim ile uyarı verilmesindense beden ısısındaki bir elin yaptığı basınç ve uyarı çok daha uyarıcı olacaktır. Benliğimizin kontrolünde bu uyarılar büyük ölçüde cinsel hazın ortaya çıkmasını da sağlar. Erojen bölgelerin uyarılması beyinde cinsellik yaşanmasına neden olur. Kadınlarda özellikle klitorisin uyarılması erkekte de penis başının uyarılması bu duyguların çok artmasına neden olurlar. Bu uyarılar sonucu kalp hızında artma, sıcaklık duygusu, solunumun hızlanması gözlenir.

Vajina duvarı: Daha özel olarak ise erkek cinsel organından cinsel ilişki sırasında sürtünmeyi azaltmak amacı ile kayganlaştırıcı şeffaf bir sıvı penis ucundan çıkmaya başlar ve penis kendisini cinsel ilişkiye hazırlamak amacı ile şişmeye, sertleşmeye ve uzamaya başlar. Bu sıvı sperm içermez. Kadınlarda da cinsel uyarı karşısında vajina duvarında ve girişinde bulunan bezler tarafından kayganlaştırıcı sıvılar yapılmaya başlar. Bu sıvı miktarı, genelde kısa bir cinsel uyarılmada dahi külotu ıslatacak seviyeye çıkabilir. Kadın dış cinsel organlarında da hafif bir şişme olur, dıştaki büyük dudaklar açılır vajina girişi görünür hal alır. Klitoriste bu büyüme belirgin olur. Cinsel ilişki sırasında penis vajinaya girer. Penis başındaki hassas bölgelerin vajinaya sürtünmesi erkeği uyarırken, penisin klitorise yaptığı basınç ve sürtünme (özellikle ortaya çıkan titreşim) kadın için en büyük uyarıyı sağlar. Cinsel ilişki pozisyonları eşlerde en büyük uyarıyı sağlamak amacı geliştirilmiştir.

Sesin büyüsü: Her iki cins de inlemeye benzer sesler çıkarabilir. Bazı kadınlarda sesler ile cinselliği yaşamak çok ön plana çıkar. Erojen uyarıların devamı ve artması, beyinde cinselliği en üst düzeye çıkartır ve en üst seviye olan orgazma (boşalma, zirve) ulaşılır. Orgazm, beyinin yeterli cinsel uyarıyı alması ile ortaya çıkar. Kadında ve erkekte bu evrenin yaklaşması ile vücutta kasılmalar ortaya çıkar, soluklar sıklaşır, kalp daha hızlı atmaya başlar. Erkekte vücut kasılmaları ile spermlerini taşıyan er suyu (meni) penis yolu ile dışarı atılır. Kadında ise orgazmda dışarı atılacak bir sıvı yoktur. Bazı kadınlarda vajina kaslarının şiddetli kasılmaları ile vajina içinde biriken kayganlaştırıcı sıvılar dışarı atılarak erkekteki gibi bir boşalma yaşanabilir. Boşalma sonrasında erkek cinsel organı çok hassaslaşır, erkek sürtünmekten kaçınır ve penis sertliğini, şişkinliğini kaybeder. İkinci bir cinsel ilişki için erkek, bir süre penis hassasiyetinin geçmesini beklemek zorundadır. Bazı kişiler bu konuda beklemeksizin ikinci bir ilişkiye girebilirler.

Süre ve kalite: Erojen uyarılar erkekte penisin şişmesini, sertleşmesini, orgazma erişme süresini belirler. Bu uyarıların daha az beyne gitmesi amacı ile penis yüzeyine sıkılan bazı ilaçlar orgazmın gecikmesini ve cinsel ilişkinin uzamasını sağladığı düşünülür. Bu ilaçlar halk arasında geciktiriciler olarak isimlendirilsede, bu ilaçların gerçek etkilerinin psikolojik olduğu düşünülmektedir. Prezervatiflerde erkeklerde erojen uyarının tam algılanmasını azaltırlar. Kadınlarda erojen uyarılar, orgazmın süresini ve kalitesini belirler. Henüz kadın orgazma ulaşmadan erkeğin orgazma ulaşması, erken boşalma olarak isimlendirilir. Genelde psikolojik nedenler ile ortaya çıkar. Böyle durumlarda da klitoris uyarılarak orgazma erişmek mümkündür.
 
Entry sayısı
96
Puanı
0
Yatak odasında yaşanan ve çiftlerin birbirini incitmemek adına dile getirmediği sorunlar evliliği sarsacak kadar ciddi. Yaygın görülen sorunların tedavisi çok kolay olmasına rağmen erkeklerin sadece yüzde 1'i çözüm arıyor Cinsel mutluluk temel öge cinsellik, sadece mutlu bir evliliğin değil hayatın da temel koşullarından biri. Ancak Türkiye'de pek çok çift için bu alan sorunlu. İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Doğan Şahin'e göre, birçok kişi karşı tarafı hayal kırıklığına uğratan, cinsel haz ve doyum almasını engelleyen sorunlara sahip olmasına rağmen, bu sorunu gidermek için hiçbir şey yapmıyor. Doğan, "Erken boşalma tedavisi çok kolay, başarı oranı çok yüksek ve kısa sürede tedavi edilebilen bir sorun olmasına ve erkeklerin yaklaşık üçte birinde görülmesine karşın, erkeklerin ancak yüzde 1'i, çoğunlukla da eşlerinin ısrarları sonucu tedaviye geliyor" diyerek soruna dikkat çekiyor.

SİZCE EVLİLİKTE ÖNEMLİ OLAN NEDİR? İNSANLAR NEDEN EVLENİR?
İnsanlar esas olarak bir aile kurmak ve anne-babalarından gördükleri yaşam biçimini hayata geçirmek üzere evlenirler. Evlilik ya da aşk ilişkisi üç önemli ayak üzerine kuruludur:

• Sevgi, şefkat, bakılma
• Beğenilme, onaylanma, hayranlık
• Arzulanma.

Bu üç özellik birbiriyle etkileşim içindedir ve doyumlu evliliklerde uygun bir denge hali içerir. Bu üç unsurdan sadece biri ya da ikisi söz konusu ise çiftlerin bir arada olmalarını sağlayan bağ olabilir ama tam olarak mutluluk ve doyum veren bir birliktelikten söz edemeyiz. İnsanlar yetişme dönemleri boyunca bir ilişkiyle ilgili iki hususta kanaat oluştururlar. Biri ilişkinin biçimi hakkında. Yani ilişkideki rol dağılımları, karşı taraftan kendisine nasıl davranmasını istedikleri, ikincisi de yaşama tarzları hakkında.

Nerede oturacaklar, kimlerle arkadaşlık edecekler, nasıl bir sosyal konumları olacak gibi. Cinsel mutluluk, bu konularla ilgili olmakla birlikte, kendi başına da çiftin ilişkisi ve mutluluğu üzerinde etkisi olan önemli bir ögedir.

Bunların yanında insanların son derece kişisel olan bir yanları da cinsel hayatlarıdır. Ne sıklıkta birlikte olmak isteyecekleri, nasıl sevişmek istedikleri, ne yapmak ya da yapmamak istedikleri ve kendilerine nelerin yapılıp yapılmamasını istedikleriyle ilgili olarak

TÜRKİYE'DE EVLİ ÇİFTLERİN CİNSELLİĞİ NASIL SİZCE??
Halkımızın cinsel eğitimi açıkça yetersizdir. Erkekler cinsel bilgilerini daha çok akranlarından ve arkadaşlarından, kadınlar ise eşlerinden öğrenmektedir. Ailelerden çocuklukta aktarılan bilgiler cinselliğin günah ve ayıp olduğu yönündedir. Kadınlara aileleri tarafından aktarılan bilgiler, kızlık zarının kutsallığı ve korunmasının ehemmiyeti, cinsel ilişkinin acı verici olduğu ve evlenene kadar erkeklere dikkat edilmesi yönündedir. Cinsellikle ilgili bilgiler yetersiz ve yanlışlarla doludur.

HALK CİNSELLİK KONUSUNDA NE İNANIYOR?

• Cinsellik başarı meselesidir.
• Erkekler her zaman cinsel ilişki isterler.
• Erkekler her an cinsel ilişki kurmaya hazırdır.
• Her erkek her kadına nasıl zevk vereceğini bilmelidir.
• Cinsel ilişki sorumluluğunu üstlenmek ve yönetmek erkeğin görevidir.
• Sevişme doğal ve kendiliğinden olmalıdır. Sevişme hakkında konuşmak, düşünmek onu bozar.
• Bir çift için en önemli amaç aynı anda orgazm olmaktır.
• Çiftler şu düşüncelere de önemli ölçüde katılmaktadırlar:
• Mastürbasyon cinsel güce zarar verir.
• Erkekler yalnız cinsel birleşme ve orgazmla ilgilidir, duygusallık ve haz alma kadınlarda görülür.
• Cinsel birleşme için en doğal pozisyon erkeğin üstte olduğu pozisyondur.

KADINLARDA CİNSEL SORUNLAR FAZLA MI GÖRÜNÜYOR?
Kadınların üçte birinde istek ve uyarılma bozukluğu, en az üçte birinde orgazm olamama ve tahminen yüzde 10 kadarında vajinismus bulunmaktadır. Erkeklerin ise en az üçte birinde erken boşalma, yaklaşık yüzde 3-10'unda sertleşme zorluğu vardır.

Cinsel sorunu olan çiftler tedaviye başvuruyor mu?
Sorunlar bu kadar yaygın olmasına karşın tedavi arayışı son derece kısıtlı. Cinsel sorun nedeniyle başvuranların oranı yüzde 1-2 düzeyinde. İnsanların yetiştirilme koşulları ve deneyimsizlikleri nedeniyle çeşitli cinsel sorunları olabilir. Birbirlerini mutlu etmek için çaba sarf eden çiftler bu sorunlarını da çözmeye ve birbirlerini desteklemeye çalışırlar, gerekirse profesyonel bir yardım almayı gurur meselesi yapmazlar.

Birçok kişi karşı tarafı hayal kırıklığına uğratan, cinsel haz ve doyum almasını engelleyen sorunlara sahip olmasına rağmen, bu sorunu gidermek için hiçbir şey yapmamaktadır. Söz gelimi erken boşalma, tedavisi çok kolay, başarı oranı çok yüksek ve kısa sürede tedavi edilebilen bir sorun olmasına ve erkeklerin yaklaşık üçte birinde görülmesine karşın, erken boşalması olan erkeklerin ancak yüzde 1'i, o da çoğunlukla eşlerinin ısrarları neticesinde tedaviye gelmektedir. Bazı erkekler ise eşlerine yıllarca doyumdan yoksun bırakan bu sorunları olmasına karşın, ancak evlilik dışı bir ilişkileri olduğunda tedaviye başvurmaktadır.

Bir çok kadın uyarılmakta ve orgazm olmakta sorun yaşamalarına rağmen, eşlerini incitmemek için bunu söylememekte, mutsuz ve doyumsuz bir cinsel yaşama katlanmaya çalışmaktadır. Oysa cinsel mutluluk, sadece evliliğin değil hayatın da önemli keyif ve doyum kaynaklarından biridir. Bazen çiftlerin birbirlerine kızgınlıkları ve memnuniyetsizlikleri doğrudan cinsel yaşamlarındaki tatminsizliklerden ve hayal kırıklıklarından kaynaklanır.
 
Entry sayısı
96
Puanı
0
Kadınlar bambaşka konularda konuşmayı severken, erkeklerin fısıldaşmaları başka telden çalar. Ayakkabısının sıktığını bile anlatan var. Yatak odasında fiskos yapmak, kadınlar ve erkekler için farklı bir öneme sahiptir. Araştırmalar erkeklerin yüzde 56'sının ışık söndüğünde rüyalarının kadınına ne kadar güzel olduğunu söylediklerini ve bu sayede kendi içlerinde ve partnerlerinin içlerindeki ateşi alevlendirdiklerini ortaya çıkarıyor. Ancak erkeklerin neredeyse tamamı, aşk oyunu sonrasında eşlerine "Nasıldım?" diye soruyor. Kadınların yüzde 55'i ise seks sonrası kesinlikle bu soruyu duymak istemiyor. Ancak genel olarak "yatak" sadece yatılan ve seks yapılan bir yer olmaktan çok, romantizmin yaşandığı, çok özel ve genel konuların konuşulduğu sevgi dolu bir yer. Ayrıca insanların yüzde 63'ü yatakta yorgan yastık arasında eşlerine ayakkabılarının sıktığını ve nasıl acı verdiğini de anlatıyor.

YASTIKLI FİKİR ALIŞVERİŞİ.
Baş başa olunan bu hoş yatakta gecenin güzelliğinin tadını çıkarmak ayrı bir duygudur. Yatak odasının kapısının kapanmasıyla baş başa kalınır ve nihayet daha açık ve yoğun konuşmalar için vakit vardır. Konu ne olursa olsun önemli değil, önemli olan birlikte olmak ve yatakta olmak. O duygusallığı ve beraberliği yaşamak. Yapılan araştırmalara göre çiftlerin sadece yüzde 4'ü yatakta konuşmaktan hoşlanmıyor. Ancak yatakta konusu geçen sohbetlerin en başında "kişisel problemler" (yüzde 63) gelirken onu "aile sorunları" (yüzde 62) takip ediyor. Ardından hafta sonu ne yapılacak konusu da (yüzde 55) çok konuşulan konular arasında. Gelecek için planlar ve hayaller ise yüzde 54 oranında gündeme geliyor.

BAŞTAN ÇIKARMA SANATI.
Kim yatakta partnerinden duyduğu tatlı sözlerle baştan çıkarılmak istemez? Erkeklerin % 56'sı eski bir stratejiyi uygulayarak eşlerini komplimanlar yaparak baştan çıkarmaya çalışıyor. Ancak kadınların sadece yüzde 28'i erkeklerine onu ne kadar çekici bulduklarını söyleyip baştan çıkarma teşebbüslerinde bulunuyorlar. Çiftlerin sadece yüzde 31'i aslında yatakta birlikte en çok neler yapmak istediklerini açıklayabilirken, yüzde 4'ü en gizli isteklerini bile söylemekten olabildiğince çekiniyor. Özellikle yatakta söylenen her şey iyi düşünülmeli. Çünkü "hayatında başka birisi mi var?" türü sorular aşk oyununu bozan önemli faktörlerden birisi. Çiftlerin yüzde 54'ü bu soru karşısında seksten uzaklaşıyor.

DEDİKODU, PARA, ALIŞVERİŞ.
Uyumadan önceki o sessiz dakikalar bazen de gündelik muhabbetler için değerlendirilir. Çiftlerin yüzde 52'si "günün nasıl geçti?" diye sorarken, yüzde 49'u mesleki kariyerleri hakkında konuşuyor. Yüzde 35'i ise iş arkadaşları, komşular veya akrabalar hakkında dedikodu yapıyor. Çiftlerin üçte biri yatakta konuşulacak konuların başında parayı uygun buluyor. Finansal sıkıntılar, alışveriş sorunları gibi konuları yatakta konuşuyorlar. Ancak gergin konularla yataktaki partnerini sinirlendiren birisi, o kendisini geri çektiğinde de kesinlikle şaşırmamalı. Böyle durumlarda çiftlerin yüzde 51'i, artık uykusu geldiğini ve uyumak istediğini söyleyerek yatağın öbür ucuna doğru döner.

TATLI SÖZLER; CANIM, AŞKIM.
Kim şefkatli bir ilişki sırasında eşine tatlı sözlerle hitap ederse, ona onun için ne kadar değerli olduğunu gösterir. Çiftlerin yüzde 26'sı yatakta seks sırasında veya öncesinde eşlerine "tatlım, canım, aşkım" diye hitap ediyor. Yüzde 43'ü ise daha da geliştirerek "arım, balım, kumrum" gibi hitaplar buluyor. Çiftlerin sadece yüzde 21'i eşlerine kendi isimleriyle hitap etmeyi tercih ediyor... Peki ya siz? Sizde yatakta fısıldaşmayı sevenlerden misiniz? O zaman bunun tadını en iyi şekilde çıkarın...
 

Bu entry ile, eklediğiniz içeriği kendiniz yazdığınızı, başka kişilerin haklarını ihlal etmediğinizi ve katkılarınızı Creative Commons Attribution/Share-Alike Lisansı 3.0 ve GNU Özgür Belgeleme Lisansı ile yayımlamayı kabul ediyorsunuz. Köprü ya da URL kullanımları yeterli atıf olarak kabul edilir. * Lütfen eklediğiniz bilgiler için kaynak gösterin! * Telif hakları saklı eserlerin kopyalanması yasaktır!

Liste ekle, listele ve kazan!

Puan kazan, ürün al

Aklınıza takılan tüm soruların yanıtları S.S.S sayfamızda detaylı olarak açıklanıyor.

Listelik Xenforo yazılımı ile hazırlanmış bir platformdur. Sitemizde çeviri hataları veya farklı hatalar olabilir. Böyle bir hata tespit edersiniz veya sitemizi geliştirmek için öneriniz var ise lütfen iletişim sayfamızdan bize bildirin. Size şimdiden çok teşekkür ederiz.

Katkıda bulunmayı düşünün!

Siz de listelere entry ekleyebilir, üye olarak ekli entry'lerde düzenlemeler yapabilir, oy verebilirsiniz. Listelik'ten tam anlamıyla faydalanabilmek için üye olmanızı tavsiye ederiz.

Biliyor musunuz?

100 onaylı entry eklediğinizde 'Onaylı Yazar' statüsünde olabilirsiniz, sonrasında entry'leriniz otomatik yayınlanır.

Listelere entry ekleyerek listelere katkıda bulunabilir, bildiklerinizi paylaşabilirsiniz.

Galeriler'de oluşturulan albümlere siz de yeni medya öğeleri ekleyebilirsiniz.

Üst